Terminal’in Gerçek Öyküsü
by adminİranlı Merhan Karimi Nasseri, iyi bir ailenin çocuğu. Babası Abdülkerim, İngiliz-İran Petrol Şirketi’nde doktor olarak çalıştıktan sonra emekli olunca başkent Tahran’a taşınıyor.
Merhan 1970’te Tahran’da Şah’a karşı yapılan öğrenci gösterilerinden birine katılıyor. Kendisi daha sonra, bu gösteride tutuklandığını, feci işkence gördüğünü ve ülke dışına atıldığını anlatıyor, ama İran’da yapılan araştırmalar sadece bir gün üniversitede başka öğrencilerle birlikte bir odada hapis kaldığını, işkence filan görmediğini ortaya koyuyor.
Ne olursa olsun Merhan, bu olaydan sonra İngiltere’ye ağabeyinin yanına gidiyor ve Bradford Üniveristesi’nde Yugoslav ekonomisi üzerine eğitim görmeye karar veriyor.
Ailesi İzini kaybediyor
1976’da İngiltere’den ayrılıyor, Avrupa’da oradan oraya geziyor. O arada İran’da devrim oluyor, İngiltere’deki ağabeyi İran’a geri dönüyor. Merhan’la ilişkileri kesiliyor. Bir süre sonra Dışişleri Bakanlığı’na başvurarak kardeşlerinin akıbetini öğrenmek istiyorlar, ama uzun süre bilgi edinemiyorlar.
Bu arada Merhan, çeşitli Avrupa ülkelerine iltica etmek için başvuruyor. 1981’de Belçika Merhan’a mülteci statüsü tanıyarak kimlik belgesi veriyor. Ancak Merhan’ın anlattığına göre bu belgeler çalınıyor ( ya da kendi ağzından bir başka versiyona göre belgeleri kendisi geri gönderip sonra da pişman oluyor.)
Her neyse, Belçika’dan ayrılıp Fransa’ya gidiyor, birkaç yıl kaçak işçi olarak çalışıyor, sonra bir gün Londra uçağına atlıyor ama İngiltere bu kimliksiz adamı kabul etmiyor. Merhan, Heatrow Hava Limanı’ndan gerisin geriye Paris Charles de Gaulle Hava Limanı’na yollanıyor.
İşte Charles de Gaulle Hava Limanı bir numaralı terminali’ndeki hayatı böyle başlıyor. Yıl 1988…
Kırmızı Banktaki Yaşam
Bir Fransız avukat Merhan’ın davasını üstleniyor ve tam 10 yıl boyunca ona mülteci statüsünün verilmesi için uğraşıyor. Sonunda davayı kazanıyor ama bu defa da Merhan havaalanından ayrılmayı reddediyor.
Merhan, bir numaralı terminal’de dükkânların olduğu alt katta yaşıyor. Kırmızı bir bankın üzerinde sürüyor hayatı. Aslında bu birleştirilmiş iki banktan oluşan güzel bir köşe. Merhan kendine çok iyi bakıyor, her gün tuvaletlerde traş oluyor, yıkanıyor. Daima McDonald’s’tan aldığı yiyeceklerle kahvaltısını yapıyor.
İlk yıllarda havaalanı görevlileri ve yolcuların verdiği hediyeler ve paralarla yaşayan Merhan, yıllar geçip meşhur olunca, kendisiyle röportaj yapmaya gelen gazetecilerden aldığı paralarla gayet güzel geçiniyor.
300 Bin Doları Bankada
Spielberg Merhan’ın hikayesini filme çekmeye karar verdiğinde, tam 300 bin dolar telif ödemiş. Merhan bu parayı havaalanında bir bankanın şubesine yatırmış. Ama hayatını değiştirmeye niyetli değil.


Yorum Yok
Yorum yok.